13 Haziran 2011 Pazartesi

Amaç ve Amaçsızlık

Şunu farkettim ki insan bir şey yaparken bir amacı varsa sabretmek de sebat etmek de daha kolay oluyor. Zamanın su gibi akıp geçtiği şu çağlarda sabır, zamana karşı durabilmek, beklemek en zor şeylerden biri. Böyle olmasına rağmen en zor ama en hızlı geçen şey ise "zaman". Bir saat geçmesi için zor sabrederken bakıyorsun ki gün bitmiş, bir gün geçmesini bekliyorken bakıyorsun haftalar bitmiş. Peki amaç ve zamanın nasıl bir ilişkisi var? Şöyle anlatabilirim, mesela; biri bana dese ki her gün 15 dakika şurada hiç kalkmadan oturacaksın ve bunun sonunda çok faydalar alacaksın ya da 20 dakika şu işi şurada oturarak yapacaksın, ondan da çok fayda alacaksın fakat bir şey yapmadan oturduğunda aldığın fayda (yani 15 dakika oturduğunda) daha fazla olacak. İlk bakışta insana 15 dakika sadece oturmak daha kolay geliyor hem faydası da daha fazla. Fakat ben şunu farkettim ki 15 dakika bir şey yapmadan oturmak 20 dakika bir şeyler yaparak oturmaktan çok daha ağır geliyor bana. Bir amacım varken daha uzun da olsa daha kolay geliyor. Tabi bu bir benzetmeydi. Her şeyin de kendi içinde inceliği var. Teşbihte hata olmaz der büyükler. Kızmasın kimse bana bu benzetmelerimden ötürü: )

Mesela ben şu yazıyı yazarken on-on beş dakika geçmiştir herhalde ve ben de hiç fark etmedim, çünkü bir şeyle uğraşıyorum, fakat öylesine oturup bekleseydim yarım saat olmuş gibi gelecekti vesaire vesaire...

Amaç önemli vesselam, zaman da.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder